Danişmendoğullarından Yağıbasan oğlu Sinanüddin Yusuf'un oğlu Muzafferüddin Mahmut Bey'in kızıdır. Muhtemelen I.İzzeddin Keykavus'un hanımıdır. Bedreddin Biremoni'nin de kız kardeşidir. Biremoni Malatya Sancağına bağlı Kahta kazasının bir köyüdür. Bu köy Danişmendoğulları zamanında başşehir idi. Raziye Devlet Hatun ve babasının da bu Biremoni ailesinden geldiğini mescit ve kervansaray adına vakfettiği vakfiyelerden ve kervansaray'ın kitabesinden öğreniyoruz. Türk tarih ve geleneğine göre birçok vesika, kitabe ve vakfiyelerde hükümdar ailelerinden olan hanımlardan Devlet Hatun diyerek bahsedilmektedir. Muzafferüd-din Mahmut kızı olan Devlet Hatun'un asıl adının ise Raziye olduğu kesindir.(1) Konyalı, I .Gıyaseddin Keyhüsrev'in hasekilerinden olduğunu tahmin ediyor. I. İzzeddin Keykavus'un eşi olduğuna dair de görüşler vardır. 1223 yılında vefat edip, Konya'da yaptırdığı medrese ve mescidin yanındaki türbeye defnedilmiştir. Bu Raziye Hatun diye atfedilen mezarın üstü açıktır ve üzerinde türbe bulunmamaktadır. İsmin Raziye olduğunu ve Biremoni ailesine mensup olduğunu Konya'daki mescidin vakfiyesinden ve Kadınhanı'ndaki kervansarayın kitabesinden anlıyoruz. Raziye Devlet Hatun H.620 (1223) yılında öldüğü zaman Konya'da yaptırdığı caminin bahçesine defnedilmiştir. Kardeşi Bedreddin Biremoni tarafından bu camiye bir minare yaptırılmış olup, bundan sonra bu cami Kütük(Güdük) Minare (Hatuniye Camii) diye de anılmaktadır.
Raziye Devlet Hatunun eserler
Raziye Hatun'u ölümsüz kılan şey ise insanlığın hizmetine sunduğu eserleri ve bu eserlere vakfettiği gelirlerdir.
Devlet Hatun Mescidi
Alaeddin Tepesinin doğusunda Mihmandar Mahallesinde Kınacı Sokağın sonundadır. Mabedin kuzey ve doğu tarafına kerpiç duvarlı ve kara örtülü medrese odaları zamanla yıkılmıştır. Mescid de tamamen kerpiçten yapılmış ve üzeri ağaç ile örtülmüştür. Sağından, solunda ve kıble tarafında birer penceresi vardır. Tamamen yıkılan mescid ve müştemilatı 1873 yılında Konya Ticaret mahkemesi Reisi Hacı Mehmed Efendi tarafından yeniden yaptırılmıştır. Mescidin ise sadece orijinal minaresi ayakta kalmıştır. Tombulluğu ve kısalığı yüzünden Kütük minare şöhretini taşıyan bu minare taş işçiliği açısından eşsiz bir abidedir. Minarenin alt kısmı küpüne kadar taşla, üstü tuğla ile yapılmıştır. Şerefe altına kadar sekiz yüzlü, şerefeden kulağa kadar da yuvarlaktır. Mimar yüzlerden ve yüzlerin keskin köşelerinden şerefe yuvarlağına geçerken büyük bir hüner göstermiştir. Burada istalaktitler büyük bir maharetle yapılmış, yüzlerine ve yanlarına intikal noktalarına renkli çinilerle, mozaiklerle hendesenin en zor şekilleri bir fırçadan çıkmış gibi işlenmiştir. Sanatkâr her istalaktit yaprağına başka bir süs kullanmak suretiyle yeknesaklığın verebileceği sıkıntıyı gidermiştir. İki çinili ve mozaikli kuşak, şerefeyi alttan bir kurdele gibi sarmıştır. Bu kuşaklardan birisi mozaiklerle diğeri müh-ü Süleyman şeklinde köşeli yıldızlarla süslemiştir. İstalaktit süslemelerle 5 şualı yıldızlarla, mavi ve siyah çiniler kullanılmıştır. Bir yıldızın yarısı mavi yarısı siyah çinilerle süslenmiştir. Şerefeden külâh altına kadar minare bedenine dört köşeli ve yıldız şekilli mavi çiniler serpilmiştir. Şerefe korkuluğu sadedir. Minarenin batı tarafındaki bir çini çerçeve içindeki bozu bir imla ile yazılmış kitabede, bu imareti, Alaleddin keykubad döneminde emirül müminin olan Bedreddin Bermoni b. Hacı Mahmud ve binanın yapılış tarihi H:627 senesi yazılıdır. 1476 senesi Karaman ili evkafını tespit edilen defterde vakfın kadim olduğu ve vakfiyesinin görüldükten sonra, "Vakf-ı mescid-i Devlet Hatun binti Biremoni, der nefs-i Konya. Vakf-ı derm mescid-i Devlet Hatun binti Bremoni, der nefs-i Konya" yazılıdır.(2) Bu camiye gelir olarak Saideli vilayetine bağlı Meydan(Meydanlı), Seyrekviran ve Kalamıça (Gelemiş) çiftliklerini ve Konya'da üç dükkân ile iki evi vakfetmiştir.
Raziye Devlet Hatun Kervansarayı
Selçuklular döneminde Kervansaray olgusu oldukça yaygın olup, Raziye Hatun H.620(1223) yılında Saideli (Kadınhanı)Seyrekviran'da kışlık bir kervansaray yaptırmıştır. Kervansaray tamamen taştan yapılmış olduğundan Taşhan diye de anılmaktadır. Bu kervansarayın kitabesinde; "Allah'ım, H.620 yılında bu hanı yaptıran sahibesi olan Mahmut kızı Raziye Hatun'a rahmet eyle." yazılıdır. Günümüze, yalnızca 22.50 x 28.50 m. ölçüsünde kapalı mekânı gelebilen Han'a, cepheden öne doğru taşırılmış bir portalden girilmektedir. İç mekân dikdörtgen planlı olup, her sırada beşer tane olmak üzere on paye ile üç sahna ayrılmıştır. Bölümlerin üzerini birbirine bitişik tonozlar örtmüştür. Dışa kapalı olan bu hanın içerisi mazgal pencerelerle aydınlatılmıştır. Raziye Devlet Hatun yaptırdığı bu hanına gelir olarak Saideli(Seyrekviran), Kalamıça(Gelemiş), Meydanlı çiftlikleri ile beraber bir de Konya Esediye (Hatuniye) Mahallesinde sekiz odalı, iki sofa, iki ahır, samanlığı bulunan bir köşkü vakfetmiştir.(3) Han (kervansaray), kesme taştan yapılmış, açık ve kapalı bölümlerden meydana gelmiştir. Anadolu Selçuklu hanlarının tipik plan şemasına uygun olarak yapılan hanın avlusunun bulunduğu, bugünkü yapının iki yanındaki duvar uzantılarından anlaşılmaktadır. Bu uzantıların beden duvarları dışında da devam etmesi, avlunun kapalı mekândan daha geniş olduğunu göstermektedir. İnşaatta duvar ve örtüde sıralı olarak kesme traverten taşı, taç kapıda ve dış duvarlarda ise çokca antik devşirme malzeme kulanılmıştır. Doğuda yer alan ön cephenin ortasındaki barınak kısmının taç kapısı, sivri bir kemer açıklığından oluşmuştur. Kemer açıklığının içinde bir kitabe panosu ve özenle yerleştirlmiş devşirme malzemeler görülmektedir. Hanın cephesinde ayakta duran iki kadın kabartması dikat çekicidir. Yapıda kullanılan Bİzans dönemi devşirme malzemeleri muhtemelen, Denizli (Ladik) tarafından getirilmiştir. 1973'te Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen Kervansaray Kadınhanı Belediyesi tarafından sergi salonu olarak kullanılmaktadır.